ATEŞ HÂLİ ALINCA İRADE DOĞAR KOÇ BURCU – MARİFETNAME’DEN İRADENİN ATEŞLE MÜCADELE MENZİLİ Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sini okurken her burçta başka bir eşiğe geliyoruz. Bu eşikler yalnızca gökyüzünün boşlukta oluşturduğu hareketleri değil insanın iç dünyasında yaşadığı hâl değişimlerini de anlatıyor. Her burç bir gök cismi olmaktan önce bir hâl, bir menzil, bir imtihan biçimidir. İnsan o menzillerden geçerken yalnız zamanın içinde değil, kendi içinin derinliklerinde de yol alır. Oğlak’ta sabrın ağır taşlarını sırtlanıp, Kova’da düşüncenin ufkuna doğru genişlerken, Balık’ta ise çözülür, yumuşar ve akışa bırakır. İşte tam o çözülüşün ardından insan yeniden bir kıvılcımın başında bulur kendini. Fakat bu kıvılcım eski hâlin tekrarından ibaret değildir. Eğer Balık menzilinde kalp gerçekten incelmişse Koç’ta doğan hareket daha berrak bir iradeye dönüşür. Her başlangıç yalnızca yeni bir adım değildir aynı zamanda niyetin sınandığı bir andır. İnsan yeniden harekete geçer ama bu kez daha fazla şey görmüş, daha fazla şeyden arınmış ve daha fazla sorumluluk taşıyan bir bilinçle. İşte Koç menzilinde yaşanan budur. Arınmış bir iradenin yeniden ayağa kalkışı. Koç burcu benim için bu kıvılcımın adıyla yalnızca başlangıcın değil niyetin de sınandığı menzildir. Koç burcunu anlatırken çoğu zaman cesaret, eylem ve mücadele gibi kelimeler kullanılır. Oysa Marifetname’ nin bakışı bu özelliklerin ötesine geçer. Erzurumlu İbrahim Hakkı, Koç burcunu ateş menzilinden sayar ve mâhiyetini “sıcak ve kuru” olarak tarif eder. Bu ifade yalnızca tabiat unsurlarını anlatmaz. Aynı zamanda bir mizacı ve ahlaki eğilimi de işaret eder. Sıcaklık canlılığı ve hareket gücünü, kuruluk ise kararlılığı ve netliği simgeler. Koç menzilinde bekleyiş yoktur, içten yükselen bir itki insanı harekete çağırır. Düşünce eyleme yaklaşır, niyet karar hâline gelir. Bu yüzden Koç döngünün ilk kapısıdır. Hayatın birçok alanında ilk adımın, ilk cesaretin ve ilk iradenin sembolü olarak görülür. İbrahim Hakkı’ nın ifadesiyle, “Koç burcu ateş tabiatındandır. Onun ehli hareketli ve gayretlidir.” Bu hareket hâli insanın içindeki canlılığı uyandırır fakat aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir. Çünkü ateş yalnızca ısıtma gücüne değil yakma gücüne de sahiptir. Aydınlatan ışık ile yakıp geçen hararet aynı kaynaktan çıkar. Yani ateşin doğası tek yönlü değildir. Koç’un parlak yüzü cesarettir, gölgesi ise acelecilik. Onun kudreti iradedir, gölgesi öfke. Doğrudanlığı samimiyettir fakat ölçü kaybolduğunda benlik duvarlarını yükseltir. Marifetname’ nin hikmeti tam da burada belirir. Her güç aynı zamanda bir sınavdır. Ateş yol açabilir ama kontrolsüz kaldığında ortalığı da kavurabilir. Marifetname’ nin öğrettiği önemli noktalardan biri de hiçbir kuvvet tek yönlü olmadığıdır. Her güç aynı zamanda bir imtihandır. Ateş unsuru varlığın ilk hareketini temsil etse de yön verilmezse taşkınlığa dönüşebilir. Bu nedenle Koç menzili yalnızca başlangıç değil aynı zamanda insanın kendi içindeki taşkınlıkla yüzleştiği bir sahadır. Koç insanı hızlı karar alabilir, mücadeleden kaçınmaz, engeller karşısında geri çekilmek yerine ileri atılmayı seçer. Ancak hız hikmetle dengelenmezse savrulma başlar. Öfke iradenin önüne geçer, kararlılık inada dönüşür, doğruluk sertliğe kayabilir. İşte tam bu noktada Marifetname’ nin işaret ettiği büyük mücadele ortaya çıkar. Çünkü insanın en zor savaşı dış dünyayla değil kendi nefsiyle verdiği savaştır. İnsanın nefsine ağır gelen hayrına olandır. Tasavvuf geleneğinde buna “cihad-ı ekber” yani insanın kendi nefsiyle mücadelesi denir. İbrahim Hakkı’ nın sözleri bu gerçeği açıkça dile getirir. “İnsanın en büyük düşmanı kendi nefsidir.” Koç’ un ateşi bu mücadelede belirleyici olur. Eğer bu ateş nefsin eline geçerse çatışma üretir, bilinçle yönlendirilirse insanın iradesini arındıran bir kuvvete dönüşür. Koç burcunun en önemli öğretisi iradedir. Fakat bu irade yalnızca hareket etmek değil yön bulabilmektir. İnsan çoğu zaman ne istediğini bildiğini zanneder fakat isteğin kaynağını sorgulamaz. Koç menzilinde ilk soru genellikle “Ben ne istiyorum?” olur. Ancak bu sorunun arkasından daha derin bir soru gelir “Bu isteğin kaynağı nedir?”. Eğer kaynak kibirse ateş yakar, eğer kaynak hakka yönelen bir niyetse ateş yol açar. Marifetname’ de sıkça vurgulanan hakikat; işlerin değeri niyetlerdedir der. Bu nedenle Koç’un gerçek imtihanı güç değil niyettir. İrade nefsin hizmetine girerse insanı yorar hakikate yönelirse insanı olgunlaştırır. Bu noktada Koç yalnızca eylemsel bir savaşçı değil aynı zamanda ruhsal bir savaş olur. Onun mücadelesi başkalarını yenmek değil kendi taşkınlığını dizginleyebilmektir. Çünkü gerçek güç dışarıyı fethetmek değil iç dünyayı terbiye edebilmektir. Koç menzilinde sevgi de ateş gibidir. Yumuşak ve gizli ilerlemez. Açık, doğrudan ve güçlüdür. Bu sevgi çoğu zaman sözle değil eylemle kendini gösterir. Koç’ un kalbi hızlı atar çünkü içinde taşıdığı ateş yalnızca mücadeleye değil sevgiye de yönelir. Ateşin aşkı sahiplenmekten çok korumak ister. Sevdiği şeyi savunur, onun için risk alır ve geri durmaz. Bu yüzden Koç sevgisi bazen sert görünse de özünde samimi ve filtresizdir. İçinde hesap yoktur, dolambaç yoktur. Ancak ateşin aşkı da bir imtihandır. Eğer bilinçle yönlendirilmezse sahiplenmeye, sabırsızlığa ve kırıcı bir dürüstlüğe dönüşebilir. Koç’un kalbi hızlı sevdiği kadar hızlı da incinir. Bu nedenle Koç menzilinde sevgi cesaret kadar incelikte ister. Ateş yalnızca yakmak için değil ısıtmak için de vardır. Sevgi hikmetle birleştiğinde ateş yıkıcı değil kalbi ısıtarak hayat verici olur. Burçlar döngüsüne Marifetname’ nin bakışı da bu yüzden derindir. Her burç insanı nefsinden bir adım uzaklaştırmak için vardır. Oğlak’ ta sabır öğrenilir, Kova’ da idrak genişler, Balık’ ta teslimiyet doğar. Koç’ ta ise bütün bu deneyimlerin ardından yeni bir başlangıç yapılır. Fakat bu başlangıç artık bilinçsiz bir atılım değildir. Eğer önceki menzillerde gerçek bir dönüşüm yaşanmışsa burada ortaya çıkan irade daha ölçülü ve daha farkındadır. İnsan artık yalnızca harekete geçmek için değil doğru yönde yürümek için adım atar. Çünkü başlangıçlar insanın kaderini şekillendirir. Bir adım yalnızca bir hareket değildir insanın içindeki yönün dışa yansımasıdır. Bu yüzden Koç menzilinde insan cesaretle birlikte sorumluluğu da öğrenir. Koç burcu bize hatırlatır ki; başlamak kolaydır, doğru yerden başlamak hikmet ister. Hareket etmek cesaret ister fakat hareketin yönünü belirleyen içsel bilinçtir. Ateş yanmadan yol açılmaz ama ateşin nereye yöneldiğini insanın kalbindeki niyet belirler. Niyet arındığında ateş yakmaz, ısıtır ve yolu aydınlatır. Ateş düştü mü kalbe Yolu aydınlatır. Kıvılcım bir niyet Kaderimi kanatır. Nefsimle verdiğim O sessiz meydan savaşı Bir adımla yolu hakikate uzatır. #sevgiyle #aşkla #masiva
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!