Makale

SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA SÜKUT

08 March 2026 3 dk okuma
SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA SÜKUT
Sosyal Medya Çağında Sükût Tasavvufta Az Konuşmanın Hikmeti Bazen insan, kalbini en çok konuşurken kaybeder. Kelimeler çoğaldıkça anlam incelir, ses yükseldikçe içimizdeki sessizlik uzaklaşır. Oysa tasavvuf, insanı gürültünün ortasında bile kendi sükûtuna çağırır. Çünkü gerçek söz, çoğu zaman suskunluğun kalbinde doğar. Eskiler der ki; dil kalbin kapısıdır. Kapı sürekli açıksa içeriye her rüzgâr girer. Bugünün dünyasında ise rüzgâr hiç dinmiyor. Sosyal medya, herkese bir meydan verdi; herkes konuşuyor, herkes anlatıyor, herkes bir şeylere yetişmeye çalışıyor. Fakat kalp, hızdan değil huzurdan beslenir. Tasavvufun sükût öğretisi der ki; Her gördüğünü söyleme, her düşündüğünü paylaşma, her duygunu dünyaya açma. Çünkü bazı hakikatler, yalnızca kalbin sessizliğinde büyür. Sükût, kaçmak değildir; derinleşmektir. İnsan susunca yok olmaz, aksine kendine yaklaşır. Gürültü azaldığında insan kendi iç sesini duyar; belki kırgınlığını, belki özlemini, belki de uzun zamandır unuttuğu merhametini… Sosyal medyada hızlıca yazılan bir cümle, bir kalbi incitebilir; ama susarak beklemek bazen en büyük şefkattir. Tasavvuf ehli bu yüzden sözün tartısını kalpte yapmayı öğütler. Çünkü dil, kalpten çıkan kadar güzeldir. Modern dünyada susmak çoğu zaman yanlış anlaşılır; sanki geri kalmak ya da görünmez olmak gibi… Oysa sûfîlere göre sükût, insanın kendi merkezinde dimdik durmasıdır. Her tartışmaya girmemek bir zayıflık değil, bir olgunluk hâlidir. Herkes konuşurken susabilmek, kalbin inceliğini korumaktır. Çünkü gerçek bilgelik, çok şey bilmek değil; ne zaman susacağını bilmektir. Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey, kelimeleri azaltmak yerine kelimelerin ruhunu hatırlamak… Paylaşmadan önce bir an durmak, yazmadan önce kalbe danışmak, konuşmadan önce niyeti arındırmak… İşte tasavvufun sükût öğretisi, dijital çağın içinde kaybolan insanı yeniden kendine çağırır. Sosyal medya çağında sükût; geri çekilmek ya da dünyadan kopmak anlamına gelmez. Aksine, dijital gürültü içinde insanın kendi merkezini korumasını sağlayan bir bilinç hâlidir. Tasavvufun az konuşma hikmeti, modern insanı daha derin düşünmeye, daha dikkatli ifade etmeye ve sözün sorumluluğunu hatırlamaya davet eder. Belki de günümüzün en büyük ihtiyacı, doğru zamanda, doğru niyetle ve kalpten gelen sözleri söyleyebilmek için sükûtu öğrenmektir. Söz bazen kalpten çıkar ama sükût kalbin ta kendisidir. Ve belki de en derin cümleler, hiç söylenmeyenlerdir. Astrolog Derya AKSOY BAKIÇ

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!