Makale

VENÜS RETROSU 2026

08 March 2026 11 dk okuma
VENÜS RETROSU 2026

L'AMOUR VIVANT Ve gerçek aşk şudur: Ne müzik susar, Ne gökyüzü yalan söyler… 03.10.2026 - 13.11.2026 tarihleri arasında 8 Akrep burcundan 22 Terazi’ye gerilen Venüs -Eros Çalı Çırpı Atarken; “Gözümüzden gelen yaş, vallahi hâkim bey ziyan olmuşluklara değil, gözümüze çalı çırpıdan çıkan tozlar kaçtı…” “Benim payıma düşen bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür” Venüs; Yunan mitolojisinde, Afrodit ve Eros, aşk ve tutkunun tanrı ve tanrıçasıdır. Eros, okları ile insanların kalbine aşkı vurur. Afrodit ise güzellik ve şehvetin tanrıçasıdır. Bu iki karakterin hikayeleri, aşkın hem olumlu hem de olumsuz yönlerini tasvir eder. Ayrıca, Yunan mitolojisinde, Psyche ve Eros’un hikayesi, aşkın gücünü ve karmaşıklığını anlatır. Bu hikayeler ile aşkın tanrıları bile yenebileceğini derin trajedilere sürükleyebileceğini bazen de sonsuz bir mutluluğa götürebileceğini gösterir. Astrolojik bakış açısı ile; Boğa ve Terazi burçlarının yöneticisidir ve maddi dünya ile duyular aracılığıyla kurduğumuz ilişkiyi anlatır. Görmek, duymak, dokunmak, tatmak ve koklamak — beş duyu — Venüs’ün dünyaya kök salan, zevk alan, somutlaştıran doğasının kapılarıdır. Bu yüzden pentagram yalnızca “insan formu” değil, ruhun maddeye iniş geometrisidir. Pentagram ve Venüs yalnızca geometrik ya da estetik semboller değildir; insanın kozmik düzenle kurduğu bağın astrolojik haritasıdır. Leonardo da Vinci’nin Vitruvius Adamı çalışmasında gösterdiği gibi, insan bedeni evrenin oranlarıyla bire bir uyum içindedir. Pentagramda baş/ tepe noktası ruhu, dört uzuv ise dört elementi temsil eder; merkezde ise Venüs prensibi vardır: bedenle ruhun ahengi. Tarot’ta beş sayısının “Aziz” (Hierophant) kartına denk gelmesi de tesadüf değildir. Aziz; gelenek, kutsal bilgi ve dünyevi olanla ilahi olan arasındaki köprüdür. Boğa’nın Venüs yönetimi altında, ruhsal hakikatler bedensel deneyimle öğrenilir. Yani bilgelik soyut bir kavram değildir, yaşanarak inşa edilir. Pisagor’un beşi “evlilik” sembolü olarak görmesi ise astrolojik olarak Güneş (erkek ilke) ile Ay’ın (dişil ilke) birleşmesine, yani kutsal dengeye karşılık gelir. Simyada bu birlik coniunctiodur — karşıtların evliliği. Evlilik bir nevi beşinci elementtir. Ateşle barutun yan yana durup patlamama sanatı… Astrolojik düzlemde bu, Mars’ın ateşiyle Venüs’ün uyumunun kaos değil yaratım doğurması anlamına gelir. Ham dürtü (Mars) ile sevgi ve denge (Venüs) birleştiğinde yıkım değil yaşam oluşur. ♀ Venüs Boğa’da — Güvenle Seven Psikoloji (Somatik Bağlanma) Boğa’daki Venüs için sevgi bir his değil, deneyimdir. Dokunarak, paylaşarak, birlikte zaman geçirerek bağ kurar. Psikolojik olarak bu yerleşim: • Güven ihtiyacının çok güçlü olduğunu • Sevginin süreklilikle ölçüldüğünü • Terk edilme korkusunun bilinçaltının derinliklerinde olabildiğini • Fiziksel temasın duygusal regülasyon sağladığını gösterir Venüs’ü Boğa olan biri için: “Seviliyor muyum?” sorusu aslında “Yanımda kalıyor mu?” demektir. Bu kişiler sevgiyi istikrarla algılar. Tutarlılık = Aşk Güven = Huzur Travmatik çalışmalarda Boğa Venüs’ü teması genellikle “kaybetme, yoksunluk, değersizlik” çekirdeğine iner. Bu yüzden aşırı sahiplenme ya da bırakmakta zorlanma görülebilir. Ama dengedeyken muazzam bir duygusal sadakat, şefkat ve güven alanı yaratır. ♀ Venüs Terazi’de — Ayna ile Seven Psikoloji (İlişkisel Bağlanma) Terazi’de Venüs ise sevgiyi ilişki içinde kendini tanıyarak yaşar. Burada aşk bir güven değil, bir denge sanatıdır. Psikolojik olarak: • Onay ihtiyacı yüksektir • Yalnız kalmak içsel huzursuzluk yaratır • Kimlik, ilişkiler üzerinden şekillenebilir • Uyum bozulduğunda yoğun kaygı oluşur Terazi Venüs’ü için: “Seviliyor muyum?” sorusu “Beni seçiyor mu?” demektir. Bu kişiler çatışmadan kaçınabilir, kendi ihtiyaçlarını bastırıp uyumu korumaya çalışabilir. Bu da zamanla pasif öfke, tükenmişlik ya da ilişki bağımlılığı yaratabilir. Venüs'ün geriye doğru hareket ettiği dönem ilişkiler, finans ve öz değer üzerine düşünmek için iyi bir zamandır. Ortaklıklarınız sağlıklı mı yoksa tek taraflı mı? Bırakmak daha iyi olabilecekken eski sevgililerinize mi tutunuyorsunuz? Harcamalarınız sorumsuzluğa mı meyilli yoksa çok cimri misiniz? Başkalarından onay mı arıyorsunuz yoksa kendinizi olduğunuz gibi kabul edebiliyor musunuz? Bunlar Venüs'ün geriye doğru hareket ettiği dönemde üzerinde düşünülmesi gereken mükemmel sorulardır. Doğum haritanızda Venüs retrosu varsa, bu dönem sizin için bir eve dönüş anlamına geliyor olabilir. Umarım doğum haritalarınızı merak edip araştırmışsınızdır. Araştırmalarınızdan, güneş burcunuz ve/veya yükseleniniz dışında edindiğiniz bilgilerle yaşam deneyimlerinizin üstesinden gelme potansiyeli için bir avantajınız olur. Mesela; Venüs retro zamanlarında, doğum haritanızda Venüs düz hareket ediyorsa, zevk, finans ve diğer insanlarla nasıl ilişki kurduğunuzu yeniden düşünmek isteyebilirsiniz. Belki de bu kendinize bir yön belirlemek ve yeni bir bilgelikle yaşamak dürtünüzün pentagram hareketleri ile sizi aktive edebilme şeklidir. Schopenhauer, insan doğasına aykırı yahut yabancı bir konunun, insanlığın her döneminde bakıp usanmadan işlenmesinin mümkün olamayacağını söyleyerek aşkın varlığını araştıran bir yazar, filozof ve eğitmendir. İnsanların, gerçek olmayan bir şeye, her dönem, aynı ilgiyle yaklaşmayacağını düşünerek ve aşkın insanlar üzerindeki etkisine bakarak; aşkın önemli bir gerçek olduğunu savunur. Ona göre insan, aşkı ararken; mutluluğun peşinden gittiğini sansa da aslında insanı içgüdüleri yönlendirir. Schopenhauer, aşkta insanın içgüdülerinin çok belirgin bir rol oynadığını düşünürken ana faktörün cinselliğin tatmini olduğunu öne sürer. Bunun da türünün devamı gereği olduğunu savunur. İnsan türünün devamı için eşini, bilinçli ya da bilinçdışından, hassas duygularla, ciddi bir dikkatle seçip ayıklar. Israrlı ve kılı kırk yararcasına seçme işleminin altında ise türün tipinin doğru ve katıksız bir şekilde korunup sürdürülmesi, gelecek yeni bireyin kusursuz olması dürtüsü vardır. Ona göre seçimimiz ne kadar uygun ne kadar kusursuzsa, karşılıklı sevgi de o kadar büyük olacaktır. Dolayısıyla doğacak birey de bedensel ve zihinsel düzlemde o denli uyumlu olacaktır. Modern zamanların varoluşçu düşünürü, Fransız yazar Jean Paul Sartre'ın, Feminizmin öncüsü, "Kadın doğulmaz, kadın olunur" diyen Simone de Beauvoir ile yaşadığı aşk, geçen yüzyıla damga vurmuştur. Esas garibi, her iki yazarın da özgürlüklerine aşırı önem vermiş olmasına rağmen bu birlikteliği ömürleri boyunca sürdürmüş, ölümlerinden sonra bile yan yana gömülecek kadar aşkı deneyimlemişlerdir. Neredeyse hayatları boyunca birlikte yaşayan, kimi zamanlar ayrı bedenlerde ateşlerini söndüren ama aynı kalpte huzur bulan bu ünlü çift, 20. yılın özgür cinselliğinin sembolü oldu. Onlara göre âşık olan kişi, diğerinin özgürlüğünü ve benliğini kabul eder ve onunla özdeşleşmek yerine, onu özgür bir varlık olarak tanır. Şimdi Eros’un attığı çalı çırpılardan anlatılmak istenen; Venüs retrosu = değer yarası üzerine çalışma zamanı Çoğu zaman çocuklukta: • koşullu sevgi • onayla kabul edilme • duygusal ihmal • “iyi olursam sevilirim” programı vardır Bu yüzden retro Venüs enerjisi şunu öğretir: Sevgi kazanılmaz — varoluşla hak edilir. Yani aslında bir ceza, gerileme, durma ya da kaos değil de ; kalbin terapötik inzivasıdır. Venüs; 3 Ekim 2026 – Akrep’te retroya giriyor 13 Kasım 2026 – Terazi’ye geri dönerek retroyu tamamlıyor. Sevgi acıdan doğmaz. Sevgi farkındalıktan doğar. Akrep’te Venüs: “Tutunduğun şey aşk mı yoksa korku mu?” diye sorar. Terazi’de Venüs: “Artık kendini seçebilir misin?” diye sormaktadır. Başka deyişle, yolculuk şu arketipsel hat üzerinde ilerliyor: travma → bağ → denge → bilinçli sevgi Bu, ruhsal psikolojide tam olarak şuna karşılık gelir: Gölge bağlanma kalıplarının şifalanması. Yani 2026 yılının genel aktivasyon enerjilerini bir gözden geçirir isek; ateş ve hava elementinin dans ettiği , 0 noktası Koç döngüsüne giriş yapıldığı, KAD ve GAD yani ouroboros’un tekrar bir tur daha pervasızca yuvarlanmaya başladığı bu yıl; Ve 2026 sonuna doğru gerçekleşecek olan Venüs retrosu ardından; aşkı daha az dramatik, daha çok bilinçli yaşayacak formlarda ruhumuzu keşfetmemiz umudu ile yazıyı bitirirken; Furuğ Ferruhzad’ı “evime gelirsen eğer sevgili bana bir ışık getir” sözleri gelir aklıma. Sevgi ile, Aşk ile, Bir Dost!

 

Gökçen Gökçe / Yaşam Koçu& Astrolog

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!