Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmaz akışında…
— Ahmet Hamdi Tanpınar
ASTROLOJİ VE ZAMAN
Zaman, düşünce tarihinin en çok tartışılan konularından biridir. Pek çok düşünür bu konuda farklı görüşler ortaya koymuştur. Günlük hayatımızı sürdürebilmek için çoğunlukla maddenin zamana ve harekete bağlı olduğu çizgisel (lineer) zamanı kullanırız. Sabah okula gitmek için alarm kurmak, randevular planlamak, yıl dönümlerini takvime işaretlemek ya da otobüse yetişmek için saate bakmak… Tüm bunlar, düzenli bir yaşam sürebilmek adına çizgisel (lineer) zamana duyduğumuz ihtiyacı gösterir.
Zamanın bu ölçülebilir ve nesnel hali, doğduğumuz andan itibaren bize öğretilir. Ancak Einstein’a göre zaman herkes için aynı hızda akmaz, gözlemciye göre değişir, yani görelidir. Mutlu bir insanla acı çeken bir insan için beş dakika aynı şekilde deneyimlenmez. İçinde bulunduğumuz durumlar, zaman algımızı doğrudan etkiler. Bu da zamanın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir boyutu olduğunu gösterir.
Nietzsche’nin “Bengi Dönüş” düşüncesinde zaman döngüsel bir yapı olarak ele alınır. Hegel’e göre zaman; şimdi, geçmiş ve geleceğin bütünüdür. Bergson ise gerçek zamanın saatle değil, bilinçle ölçüldüğünü söyler. Ona göre zaman, sürekli değişim halinde olan ve birbirinden ayrılmaz bir akıştır. Heidegger, zamanı çizgisel bir akıştan ziyade Dasein’ın (insan varlığının) geleceğe doğru kendini yansıtması, geçmişi üstlenmesi ve şimdideki imkânları gerçekleştirmesi şeklinde döngüsel bir yapı olarak görür. Zamanın ardışık şimdilerden (çizgisel) zaman oluştuğu görüşüne karşı çıkarak bunun zamanın varoluşsal boyutunu gizlediğini söyler. O, insanın dünyadaki varoluşunu, geçmişi ve geleceği kapsayan bütüncül bir anlam döngüsü içinde tanımlar. Zaman, Daisen’ın (insan varlığının) kendi varlığını anlayıp, geçmişten gelen anlamı geleceğe taşımasıyla (yeniden yorumlayarak) döngüsel bir nitelik kazanır. Böylece geleneksel çizgisel zamanın ötesine geçerek varoluşsal bir “şimdi” düşüncesini ortaya atar.
Benzer şekilde tasavvuf geleneğinde de zaman, sonsuz bir dönüşüm akışı olarak görülür. İbnü’l-Arabî’ye göre var olan tek zaman “an”dır ve varlık her an yeniden yaratılır. Kur’an’daki “Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınızla bin yıl gibidir.” (el-Hâc, 22/47) ifadesi de zamanın farklı düzlemlerde farklı algılanabileceğine işaret eder. Mevlânâ ise zamanın tekliğini şöyle dile getirir: “İçinde Allah nuru olan lâmekân âleminde nerede geçmiş, nerede gelecek, nerede hâl? Geçmiş ve gelecek sana göredir. Hakikatte ise ikisi birdir; fakat sen onları iki sanırsın.”
Astrolojide de zaman farklı katmanlarda ele alınır. Klasik astroloji daha çok “Ne olacak, nasıl olacak?” sorularına yanıt vererek çizgisel zamanı kullanır. Reenkarnasyon ve Hermetik astroloji ise “Ben kimim, nasıl dönüşürüm? Eylemlerimin sonuçları nedir?” gibi sorulara odaklanarak döngüsel zamanı yorumlar.
Astrolog “Karmam nedir? Neden hep benzer olayları yaşıyorum? Geçmişten bugüne neler getirdim? Geleceğimde ne gibi potansiyeller açığa çıkabilir?”gibi soruların cevaplarını, doğum haritası üzerinden döngüsel zamanı yorumlayarak arar. Haritadaki gezegen sembolleri, geçmişi, bugünü ve gelecekteki potansiyelleri aynı anda barındırır.
Bu bakış açısıyla geçmiş, sadece geride kalmış bir zaman dilimi olmaktan çıkar; “şimdi”nin içinde yaşamaya devam eden bir yapıya dönüşür. İbnü’l-Arabî’nin dediği gibi: “Zaman tekrar etmez, sen aynı bilinçle tekrar edersin.” Bu noktada dönüşümün anahtarı ortaya çıkar. Eylemler ve seçimler değişmeden gerçek bir dönüşüm yaşanmaz. Döngü aynı kalsa da, sen değiştiğinde deneyimin de değişir. Aynı olay yeniden karşına çıkabilir; ancak bu kez farklı bir tepki verdiğinde, zamanın içinde farklı bir seviyeye geçmiş olursun.
Döngüsel zaman bize şunu hatırlatır: Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirinden ayrı değildir. Zaman, bilincin bir fonksiyonudur. Bilinç yükseldikçe zaman algısı da dönüşür. Farkındalığı artan kişi zamanı mekanik değil bilinçsel; dışsal değil içsel; sınırlayıcı değil dönüştürücü bir şekilde deneyimlemeye başlar.
Sen geçmişini şimdi yaşıyorsun. Geleceğini de şimdi inşa ediyorsun. Ve ancak “şimdi”de seçimlerini değiştirebilirsin. Çünkü sahip olduğun tek zaman, içinde bulunduğun andır.
Şimdinize sahip çıkın.
Yorumlar (3)
Felsefik müthiş bir yazı olmus
O kadar güzel bir yazı ki anlayabilene içinde barındırdığı ışık çok net. Işıklı bir yolda ilerlemen dileğiyle emeğine, yüreğine sağlık.
Şahane bir yazı olmuş hep anda kal anda kal diyor herkes falan şimdi daha anlamlı oldu şimdimin gücü yazarın kalemine yüreğine sağlık